kerevizin faydaları nelerdir?
Karaciğerin dostu KEREVİZ
Neden başka hiçbir sebzede bu kadar farklı madde yok? Tabiat ana kerevize neden bu kadar çok cömert davranmış? Hiçbir sebzede bu kadar çok değişik biyolojik aktivite gösteren etkin madde yoktur.
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse de damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı, ender tüketilen bir sebzedir. Kerevizin kendine özgü kokusu içerdiği phthaliden maddesinden kaynaklanmaktadır.
Mutfaktan eksik etmeyin
Kerevizin siroz hastalığını önleyici özelliğinin olması nedeniyle, siroza dönüşebilme riski olan örneğin hepatit B ve hepatit C hastalarının ve de alkol kullanma alışkanlığı olanların bu sebzeyi haftada en az bir defa kereviz tüketmeleriyle siroza yakalanma veya dönüşme riskini büyük ölçüde engellenmiş olacaktır. Kerevizin tüketilmesi tabii ki bir kür olarak düşünülmelidir. Kerevizin yağ, tuz, soğan ve bazı baharatlar ilave edilerek yapılan yemeğinden siroz hastalığına karşı önleyici ve iyileştirici özelliğinden faydalanmak mümkün değildir.
Karaciğer metabolizması sağlıksız çalışanların veya karaciğer yorgunluğu olanların kerevizi mutfaklarından eksik etmemelerini öneririm.
Gut hastalığı
Gut hastalığına yakalanmış olanların uygulayacakları kereviz kürü mükemmel bir yardımcıdır. Hastalar kürü uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra rahatlayabilmektedirler. Gut hastalığı, eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zengin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni ise zenginlerin bol bol et tüketmelerinden kaynaklanmaktadır. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut rahatsızlığı çekmişlerdir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sonrası pek ender görülmüştür. Bunun nedeni de savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen bu hastalığın modern tıp tarafından tedavisi, verilen ilaçlar ile kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamar. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmaları gerekir. Haftada 2-3 defa öğünlerinizde tüketeceğiniz kereviz, gut hastalığınızı kontrol altına almanızda mükemmel bir destekleyici olacaktır. Kerevizi her türlü baharattan, salçadan uzak, az suda az haşlayıp çok az sıvı yağ ilave ederek
hazırlamak gerekir. Kereviz kürünü
uygularken içine başka sebze
ilave etmeyiniz.
uyarı:
Herhangi bir nedenle tek başına kereviz kürünü uzun müddet (on günden fazla) uygulamak durumunda iseniz, tansiyonunuzu (kan basıncı) zaman zaman ölçtürmeniz gerekir. Çünkü, kereviz kürü uzun müddet kullanıldığı zaman bazı hastalarda tansiyonu yükseltebilmektedir. Bu nedenle tek başına kereviz kürü uygulamak durumunda olanların tansiyonlarını sık sık kontrol ettirmeleri gerekir. Eğer, tansiyonda bir yükselme gözleniyor ise, kereviz kürünü uygulamaktan vazgeçmeleri gerekir. Özellikle, yüksek tansiyon hastalarının kereviz kürünü uygulamadan önce hekimlerine mutlaka danışmaları gerekir.
Tüm değerli okuyucularımın yeni yılını kutlar, sağlıklarının daim olmasını dilerim.
Dikkat:Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.
GÜNÜN KÜRÜ
Üç ay boyunca, haftada üç kez birer porsiyon kereviz tüketilecek. Bir porsiyon yaklaşık 300- 350 gram varsayılmıştır. Kerevizin pişirme süresi de çok önemlidir. 6-7 dakika haşlanacaktır. İnce dilimlenmiş 300- 350 gram kerevizi kaynamakta olan iki-üç bardak (300-350 ml) suda 6-7 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte haşlayınız. Haşlanmış kerevizin kendisi ve suyu öğle veya akşam yemeklerinden yarım saat önce aç karnına tüketilir. Kerevizin kendisini yemekten hoşlanmayanlar için uygulama şekli ise; Yarım litre kaynamakta olan suya (yaklaşık iki su bardağı) ince dilimlenmiş 300 - 350 gram kereviz ilave edilir ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte yedi dakika pişirilir. Sadece suyu gün boyu içilir. Daha çok öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce içmeyi tercih ediniz. Kesinlikle ne tuz ne yağ ne de benzeri herhangi bir madde ilave etmeyiniz.
1/2/2009, Kategori: sifali bitkiler : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
Güzel bir cilde sahip olmak için hangi yiyecekler önerilir
Koyu yeşil yapraklı bitkiler: Sivilceye iyi geldiği tespit edilen, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda antioksidan içeriyor. Bu bitkilerin bir kısmında bol miktarda demir bulunuyor. Yeterince demir almayan kadınların suratlarında kuyu renkli halkalar belirir. Yeşil yapraklı bitkilerde bulunan minarellerden birisi de çinkodur. İsveç te sorunlu cilde sahip hastalar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, diyetlerine çinko eklendiğinde, 3 ayda yüzde 85 lik bir iyileşme olduğu tespit edildi. Çinko aynı zamanda hasarlı kolajenin kırılıp yeni kolajen üretilmesini de sağlıyor Zeytinyağı: Cilt kuruluğuna karşı tavsiye edilen zeytinyağı, pürüzsüz bir cilt sağlıyor. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Bu durumda, beslenme programınıza uygun miktarda yağ eklediğinizde, bu durumun birkaç hafta içerisinde iyileştiğini görürsünüz. Eğer kuru cilt probleminiz varsa, günde bir çorba kaşığı zeytinyağı sizin için idealdir. Eğer probleminiz tıkanmış gözeneklerse, o zaman zeytinyağındaki yağ asitleri bunların temizlenmesine yardımcı olur. Su: Kurumuş bir cilt, soluk ve gri görünür. Buna en iyi gelen şeyse sudur. Nemlenen cilt, daha sağlıklı görünür. Ayrıca kırışıklıklar da bu şekilde daha az belli olur. Bunun için her gün minimum 2 litre su içmelisiniz. Eğer egzersiz yapıyorsanız, bu miktarı artırın. Brokoli: Cildi esnek tutan brokoli, A ve C vitaminleri gibi antioksidanlar açısından pek çok besinden daha zengindir. Ayrıca kansere karşı etkili olan kimyasallar da içerir. C vitamini, cildi esnekleştirir ve morarma ve çürümelerin önüne geçer. A vitamini ise enfeksiyona karşı direnci artırarak aknenin önüne geçer. Orman meyvaları: Dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi orman meyveleri kırışıklıklara iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirme konusunda ümit veren, polifenoller (bir tür antioksidan) içerirler. Ayrıca kısa zamanlı hafıza ve denge için de yararlıdırlar. Bir avuç çilekte bulunan C vitamini, günlük ihtiyacınız olan kolajeni tekrar üretmeye yetecek miktardadır. Somon balığı: Omega-3 yağ asitlerini içerir. Bunlar, kolajeni yok eden bağımsız radikallerle savaşır ve cilt üzerindeli ince çizgilerin derinleşmesini önler. Tavsiye edilen miktar, haftada 3 kez somon yemektir. Eğer deniz ürünlerinden hoşlanmıyorsanız, o zaman alacağınız 2 bin mg lık balık yağı takviyesi de 115 gramlık somonun yerini tutar. Ya da beslenme programınıza ketentohumu yağı ve fındık ekleyebilirsiniz. Bunlar da akneye iyi gelen çinkodan içerir. Kantalup kavunu: Pul pul dökülmeyi önleyen bu kavun, likopen gibi karotene benzer maddeler içerir. Bunlar, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan, kolajenin hasar görmesi durumunu azaltır. Cildinizin rengi donuksa, günde birkaç dilim kantalup kavunu yemek size iyi gelecektir. Ayrıca dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır. Soya: Sivilceyi önleyen soya, hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bol miktarda bulunur. Havuç: Kırışıklığa iyi gelir. Havuçta bulunan beta karoten kuru cilt için bire birdir. Bu madde, kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunur. Yulaf: Toksinlerin dışarı atılmasını sağlayan yulafın ağır ağır pişerek hazırlanması gerekir. Yulafın içerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. Ayrıca B vitaminleri açısından da son derece zengindir.
Yaz aylarıyla güzelleşmek isteyen bayanlara tabi gıdaları tavsiye eden uzmanlar, sivilcelere yeşil yapraklı bitkilerin, cilt kuruluğuna zeytinyağı ve kırışıklıklara ise ahududu ve böğürtlen gibi orman meyvelerinin iyi geldiğini belirtiyor.
29/1/2009, Kategori: sifali bitkiler : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
Bitkilerin Şifalı Dili
Eskiler vazgeçemezler şifalı bitkilerden... Yenilerde merak eder eskiler gibi hangi bitki hangi hastalığa yarar diye... İşte size şifalı bitkiler:
İşte hastalıkta ve öncesinde devamlı kullanarak sağlıklı bir ömür sürebileceğiniz şifalı bitkiler
ADAÇAYI
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.
AHUDUDU
Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
ANASON
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AVOKADO
Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.
AYRIKOTU
İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
İshal ve dizanteriye birebir; ayva
AYVA
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
BADEM
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
BAKLA
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
BEZELYE
Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.
BİBER
Mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler.
BROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUĞDAY
Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
29/1/2009, Kategori: sifali bitkiler : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
<- Önceki Sayfa : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->